Yukarı Çık

Ölen Baba Bush bir düşüş başlattı

3 Aralık 2018 Pazartesi 04:05:51
451 kez okundu.

          Geçtiğimiz hafta içinde gazeteciliğe daha doğrusu yazılı basına geçtiğim yıllarda tanıdığım bir Amerikalı politikacı öldü. Amerika’nın 41’inci başkanı olan George Herbert Walker Bush 94 yaşında eşi Barbara’dan birkaç ay sonra öldü. Bush ve ailesi çok ilgimi çekmişti. Ben de kendisi ve eşi ile şahsen tanışma ve konuşma şansı olan ilk Türk gazeteciydim.

          Sabah gurubunun kuruluş yıllarında onlara çalışmaya başladığımda Ronald Reagan ABD Başkanı, Bush’ta yardımcısıydı. Özallı ve Evrenli yıllardı. Kenan Evren Washington’a resmi bir ziyaret yapmış ve Beyaz Saray’da 41 pare top atışı ile karşılanmıştı. Ardında dönemin Başbakanı Turgut Özal çok sık ABD’yi ziyaret etti. Reagan başkan iken Beyaz Saray’ı ziyaret eden Özal o dönemde Başkan yardımcısı olan ve Beyaz Saray yanındaki Başkanlık ofislerinde odası bulunan Başkan yardımcısı baba Bush’u da ziyaret etmişti.

          Özal’ın ofisinde ziyareti sonrasında yan ofis binasının merdivenlerinde arabaya binmeye çalışan Özal’ı yan yana izleyen ben ve CNN’nin o zamanlar muhabiri olan arkadaşım Wolf Blitzer’ın arkasına gelen Bush, kendisine değer veren Özal için; “Bu adamı iyi izleyin yakında çok önemli bir adam olacak göreceksiniz” demişti. Gerçekten de Başkanların çok önemli konuklarını ağırladığı Washington yakınlarındaki dinlenme konutu Camp David’de kalan ilk Türk siyasetçi olmuştu Semra ve Turgut Özal. (Burada Özalların resimlerinin yayınlanması oldukça büyük skandal olmuştu. Sonra bu konuyu da yazarım.) Bu dinlenme tesisi aynı zamanda Mısır ile İsrail arasında tesis edilen Camp David anlaşmasının da yeridir. Genelde Amerikan siyasetinde Başkan yardımcıları adam yerine konmaz, siyasi jargonda ve basında sürekli dalga geçilir. (Bunlar arasında bir tek oğul Bush’un yardımcısı ve Cheney bu dialoktan muaf tutulmuş ve hatta devleti perde arkasından Cheney’in yönettiği ileri sürülmüştü).

          Reagan’ın süresi sona ererken başlattığı Bush’un Cumhuriyetçi parti Başkan adaylığı kampanyası için Washington’un önlü oteli Washington Marriot’ta tanışıp konuşma şansı bulmuştum. (Bu otel IMF toplantılarının yanı sıra, Ortodoks patrik ve Ahmet Türk ve Leyla Zana gibi tanınmış isimlerin katıldığı Türkiye için birçok toplantıya ev sahipliği yapmıştı. Bugün bu otelin hem sahibi hem de adı değişmiş.)

          Baba ve oğul Bush Türk siyasi ve dış politika tarihinde çok önemli yerlere sahipler. Baba Bush Amerikan usulü sağcı olmasına karşılık bir dizi doğruları var yanlışlarının yanında. Bir kere iyi eğitim görmüş, Yale mezunu. Askerde bizimkiler gibi kantinde değil bir savaş pilotu. Japonya yakınlarında savaş zamanı uçağı düşürülmüş. Teksas’ta petrol şirketi kurmuş ve milyoner olmuş. Devlete çeşitli kademelerde hizmet etmiş. Büyükelçi olmuş, CIA başkanı olmuş.

Özal, ABD Irak operasyonuna başlarken daha Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi karar almadan ABD’ye yaranmak için, Ceyhan Boru hattını kapatarak Amerika’nın ve özellikle Başkan Bush’un takdirini kazanmıştı. (Rivayet o ki bu acelecilikte savaş öncesi Bağdat’ı ziyaret eden Özal’ı Irak diktatörü Saddam Hüseyin’in kabul etmeyişi veya bekletmesi, Özal’ın Saddam’dan böyle bir intikam almasına yol açmıştı).

          Daha sonraki yıllarda Özal bu dostluğu kullanarak ikili anlaşmalara bazı maddeler yerleştirdi. MOU diye bilinen bu ek maddelerle Türk ticaret adamlarına bir dizi yenilik ve gümrük muafiyetleri getirdi ama ne yazık ki kolay parayı seven Türk iş dünyası bunlardan yararlanmadı. Bu durum rahmetli Sakıp Sabancı’yı bile isyan ettirmiş bir dizi mitingle TÜSİAD’ı bu konuda teşvik etmeye çalışmıştı. Çifte vergilendirmenin önlenmesi de bu dönemde varılan anlaşmalarda vardı.

          Baba Bush dönemindeki Irak savaşı Türkiye’ye yaklaşık yarım milyon Kürt mülteciyi getirdi. Türk sınırları içinde o tarihe kadar etkili olamayan PKK, bu mülteciler arasına soktuğu katillerini ülkeye soktu. Mültecilerin gelme nedeni o zamanlar Irak’ın Kürt bölgesinin uçuşa kapatılması ve bu bölgede yaşayan Kürtlerin Türkiye’ye alınmasıydı. Gelen Kürtler Diyarbakır bölgesinde işçiler için yapılan sosyal konutlara yerleştirildi. Ne yazık ki bu konutlar boşaltıldıktan sonra da kullanılamayacak kadar kötü duruma getirilmişti.

          Bu son durum Türkiye üzerinde bundan 20 sene önce oynanan oyunu ortaya koymuyor mu? O zamanda iktidarda bir Nakşibendi vardı bugünde. Baba Bush bir Nakşibendi’ye sırt vermişti. Oğul Bush ise bir başka Nakşibendi’yi iktidara getirdi. Türkiye’nin kaderini bu cemaatçilere teslimle nerelere geldiği de ortada.

          Neyse daha çok hikâye var ama ben kitap yazmayı sevmiyorum. Tembelim galiba. Bu arada Süper Reisin Arjantin maceralarını merak ediyorsunuz biliyorum. Etmeyin bizimki gene ağladı, Kaptan Amerika Trump bir yerine sallamadı. Bizimki FETÖ demiş, Halk bankası demiş Suriye demiş ama anlaşılan duvarlara konuşmuş. Beyaz Saray pış pışlayıp yollamışlar.

          Amerika ve başındaki Trump konusunda sizlere fazla bir şey yazamıyorum. Çünkü ülkenin başında dengesiz bir adam var. Ama gene de sizlere bu ay içinde Türk Amerikan ilişkileri konusunda bir uzun değerlendirme yapacağım.

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.