Yukarı Çık

Trump batarken beraberinde kimleri dibe çekecek?

11 Ocak 2021 Pazartesi 03:56:29
625 kez okundu.

          ABD başkentinde yaşanan karışıklıklar sonrası, ülkenin gündemi Corona hastalığından bu yeni konuya kaydı. Tabii bu olaylar sonrası Türkiye’den, çok sayıda okuyucumdan, olaylar konusunda dalga geçen mesajlarda geliyor. Mesela başkentteki Lincon anıtı ile Virginia eyaletindeki ulusal mezarlığı birbirine bağlayan Memorial Bridge (Anıt köprüsü) adının “6 Ocak Şehitler Köprüsü”ne. İstanbul boğazı kadar geniş Potomak nehrinden Kongre’ye kadar uzanan "Mall" isimli parkın adının “6 Ocak Şehitler parkına. Saldırıya uğrayan ABD Kongresi Capitol’ün adının da “Gazi Kapitol” diye değiştirilmesi öneriliyor. Son öneri Amerika’daki bir Türk okuyucudan.

          İşin gırgırı bir yana konu çok ciddi. Ben de bu arada son olayları fırsat bilerek Türk Amerikan ilişkilerini yeniden gözden geçirdim. Farkında mısınız bilmem ama garip bir ilişki var. Mesela ABD’den Türkiye’de görünüşte iki zıt gurup, hem solcular hem de mollalar nefret ediyor. Her söylemlerinde ilk saldırı ABD’ye. Yanlış anlamayın ABD sütten çıkmış ak kaşık değil. Onun ne olduğunu biliyoruz.

          Mesela Türkiye’de Atatürk ve devrimlerinden nefret ettiklerini ve Mustafa Kemal’i günahları kadar sevmediklerini biliyoruz. Türkiye’de işlerine gelmedi mi darbeler yaptıklarını da. Ayrıca Türkiye’nin başına siyasi partiler kurdurup ülkemizi idare edecek kişileri de onların belirlediğini de biliyoruz. Ticaretimizi, kiminle küsüp kiminle dost olmamız gerekeceğine de onların karar verdiğini biliyoruz. Bunların hepsi doğruluğu kanıtlanmış noktalar.

         İyi de biz Türklerin hiç mi suçu yok? Hep dış güçler, dış güçler. Mesela ABD’ye saldıran solcular, neden ABD emperyalizminin bayrağı olan müziklerini, giyimlerini ve hatta deyimlerini veya öteki özelliklerini benimser. Türkçe de o kadar Amerikan deyimleri var ki. Allaha ısmarladık yerine “By” demiyor musunuz? Amerikalı sporcular gibi başarıda ki “çak” işaretine ne dersiniz? Hadi onlar öyle de “batsın Amerika” sloganı atan mollalar, onlarda analarından mama bekleyen kuş yavrusu gibi ağızları açık Washington’a bakıyor. Birbirini öldürmede kullandığı silahtan şu salgında kullanılacak aşıya kadar hep ABD’den beklemiyorlar mı? Teknolojiye girmiyorum bile. Liste o kadar uzun ki.

          Biden’ın başkanlık günleri yaklaşırken Reisin batıya giderim söylemleri de sıklaşmaya başladı. Onun nereye gideceğini bilemem ama Biden yönetiminde Türkiye’yle nasıl oyun oynanacağını bilen kıdemli ve deneyimli diplomatlar var. Kongre Türkiye’yi sevmiyor. Beyaz Saray sevmiyor. Eskiden yakın olan ve Mustafa Kemal’in askerlerine saygı duyan Amerikan ordusu da molla ordusunu sevmiyor. Biden’ın seçtiği Adalet Bakanı da başka bir ünlü. Halk Bank davası ve öteki ikinci kara para aklama olayı Federal mahkemelerde. Bu arada veliaht prens Bilal’in perde örgütü Türgev’in New York’ta yaptırdığı yurt binası bitmek üzere. (Çevre de üniversite ve okul yok) Bunlara para nereden akıyor?

          Tüm bunlara ek olarak Trump’ın seçimini sağlayan Rus lideri Putin’in ve onun kendisi anlaşılmasın diye ve ellerini kirletmemek için kullandığı bizim ampul takımının rolü Demokratlar tarafından biliniyor. Bunun da intikamı alınacak mı? Emin olun bir yerlerden acısı çıkacak. Mesela hani gitmek istemediklerini söyleyip el altından temas ettikleri IMF ve Dünya Bankası var ya. Onlarda ABD’nin izni olmadan kimseye para vermez. Ama fatura her zaman olduğu gibi millete. Dolayısıyla anlaşılan miadını doldurmuş asrın lideri ve takımıyla en azından önümüzdeki 4 yıl    biraz zor geçecek gibi görünüyor. Hele para bitip kasanın dibi de görünmüşken.

          Bu atada bir de Avrupa Birliği var. Bizimkilere gaz veren İngiltere zor durumda ve AB'den ayrıldı. Fransa ile kavgalıyız. Hollanda ve öteki AB ülkeleriyle de. Yunanistan konusuna girmek istemiyorum. Birde her şey bitmiş gibi oradan da atılacağımızı bile bile Libya belası var. Ama Reisin aklına ne hikmetse yeniden AB'ye girmek geldi. Hem de AB'nin Adalet divanının kararlarını uygulamadan. AB liderlerine hakaret ederek. Adamlar mecbur bizi alacaklar. Reis söyledi ya.

          Gelelim Amerika'daki olayların kahramanı Trump’a. Ben Demokratların başlattığı Yüce Divana sevk işlemini onaylamıyorum. Bu Trump’ı kurtarmak için değil tersine onu kahraman yapabileceği korkusundan geliyor. Adam zaten başkanlık zırhını çıkardığı gün hem mali hem de cinayet ve terör suçlarından yargılanacak. Büyük bir olasılıkla hem eline kalan son paraları hem de özgürlüğü gidecek. (Hapse girmese bile hürriyetini sınırlayacak bazı mahkeme kararları duyabiliriz)

          Trump 2024’de seçime yeniden gireceğini söylüyor ama işler göründüğü kadar öyle değil. Bir kere ABD ekonomisine ve siyasetine yön veren 160 kadar büyük şirket son karışıklıklara tepkilerini ortaya koydu. Ortak kararları bu şiddet olaylarına karışan veya destek veren siyasetçilerin seçim kampanyalarına destek vermemek. Amerikalı siyasetçiler için hayat suyu sayılan seçim kampanyalarına aldıkları bağış kesilince seçim şansları da düşmüş oluyor. Zaten çok sayıda büyük sermaye bunlarla görünen veya gizli bağlarını koparmaya başladı. Bu gurup Trump’a da “işleri tırmandırma istifa et” çağrısında da bulundu.

          Bu hafta ilginç geçecek gibi görünüyor. Ama siz hala Ankara’da sıkılan palavralarla karnınızı doyurup onaylanmamış Çin aşısının gelişini bekleyin. Geçen ay gelmiyor muydu bu sonucu belli olmayan aşı.

          Trump gidiyor da bizim mahalleden kimi veya kimleri götürüyor beraberinde? Göreceğiz.

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.