Yukarı Çık

Mahmur ve ABD

24 Temmuz 2020 Cuma 04:09:35
157 kez okundu.

Bugünki Milliyet gazetesinde Terör yuvası Mahmur’a ABD ve Barzani kalkanı başlığı ile yayınlanan yazıda benim de şu görüşlerime yer verilmektedir. 

          

1990’ların başlarında PKK 10 bin civarında vatandaşımızı kaçırarak Irak’ın kuzeyinde Atruş kampına yerleştirmişti. Onlara mülteci havası verilerek BM’nin her türlü gıda, ihtiyaç malzemesi gibi yardımlarından yararlandırılmalarını sağladılar. Atruş BM’nin himayesinde bir terör  kampı haline geldi. BM’ye itirazda bulunduk, BM bayrağı altında siz bir terör kampını barındıramazsınız dedik. Daha sonra Bağdat’taki terör saldırısı sonucunda maalesef hayatını kaybeden BM Mülteciler Yüksek Komiser Yardımcısı Sergio de Mello benim eski arkadaşımdı. Onunla Kıbrıs’ta aynı zamanda görev yapmıştık. Ona telefon ettim, ‘Burası bir terör kampıdır. Derhal BM bayrağını kaldırmanızı istiyoruz, bu duruma tahammülümüz yoktur. Önümüzdeki çarşamba gününe kadar bunu yapmazsanız Türkiye gerekli tedbirleri alır’ dedim. Bunun üzerine bayrağı kaldırdılar ve kampı kapattılar. Daha sonra kamp Saddam Hüseyin’in denetimindeki bölgede bulunan Mahmur’a taşındı.  

 

ABD’nin Irak’a müdahalesi sonrasında PKK sorunun çözünü için Türkiye’den de emekli Orgeneral Edip Başer ile ABD’den eski NATO Başkomutanı emekli Orgeneral Josep Ralston görevlendirdi. Ralston Mahmur kampına da gitmiş. Daha sonra bana telefonda, ‘bu çok dehşet verici bir durum, 8 yaşındaki çocukların ceplerinde mermiler var, böyle bir şey kabul edilemez’ dedi. Ama neticede bu çalışmadan bir sonuç çıkmadı.  

 

Peki ya Barzani? O bu işlerin neresinde? Öymen devam ediyor:  

 

“Bütün mesele orada zaten. Barzani bir tarihte bizimle iş birliği yaparak PKK’yla mücadele ediyordu. 1995-1996 yıllarında bir Ankara süreci vardı, ben de o sürecin eş başkanıydım. ABD, İngiltere, Türkiye’nin yönetiminde bir süreçti bu ve o sırada Barzani de Talabani de PKK’yı bir terör örgütü olarak kabul ettiklerini ilan ederek PKK’yla mücadele etmeye başladıklarını söylediler. Hatta bize ‘şu kadar şehit verdik’ falan da dediler. Daha sonra Amerikalıların talebi üzerine bu süreç  Washington’a taşınmılş. Ondan sonraki aşamada Türkiye devreden çıktı.” 

 

 

Barzani ve Talabani tavır mı değiştirdi? 

“Değiştirdi, evet. Yani o tarihten sonra bir daha PKK’yla mücadele ettiklerini duymadık. Hatta tam tersi tavır içine girdiler. 

 

Barzani, ‘Türkiye kuzey Irak’a karışırsa, biz de Diyarbakır’ı karıştırırız’ dedi, Talabani de ‘stenen terör elebaşları için ‘size bir Kürt kedisi bile vermeyiz’ dedi. Ondan sonra işin şekli değişti.  

 

Mahmur Barzani’nin korumasında denilebilir mi? 

“Bunun belgeleri devletin elindedir. Bizim elimizde yok ama Barzani müsamaha etmese Mahmur varlığını sürdürebilir mi? Veya Irak hükümeti etkili bir tedbir alsa Mahmur böyle devam edebilir mi? Stratejik hedefleri bizden farklı, mesele buradan kaynaklanıyor.” 

 

 

Bu durumda da Mahmur’un temizlenmesi kaçınılmaz? 

“Gayet tabii, hiç orada tereddüt yok. Mahmur gerçekten terörist yetiştiren bir kamptır, Türkiye onu görmezden gelemez. Hangi ülke sınırlarında, sınırlarının ötesinde terörist yetiştiren bir kampın varlığına müsamaha gösterebilir, hangi ülke bunu sineye çekebilir?..” 

 

Saygılar, sevgiler.

Onur Öymen

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.