Yukarı Çık

Trump telaşından ne yaptığını bilmiyor

10 Eylül 2019 Salı 21:13:55
353 kez okundu.

          Bu sene ne hikmetse çok ölüm haberi aldım. 21 Mayısçı Harp okulu arkadaşlarımdan, tanıdıklarımdan ve yazı geçirdiğimiz tatil beldesinden, hemen, hemen her gün bir acı haber. Ölümler mi arttı, yoksa biz mi yaşlandık ta ölüm haberlerine duyarlı olduk bilemiyorum. Ama bu arada Reisin övgüyle sözünü ettiği yurt dışından ucuz diye koşturularak gelinen sağlık sistemi de ne hikmetse bana güven vermiyor. Diyeceksiniz Amerikan sistemi çok mu daha iyi. Hiç öyle bir iddiam yok. Aksine onlarında hataları ve hastane mikroplarından ölenlerin sayısı çok. Ancak orada hata yapana kan kusturma şansı var.

          Duyduğumuz kadarı ile memlekette Tıp fakültelerinin öteki okullardan farkı yok. Çoğunda hoca yok. Olanlarda da tahsisat ve eski özen ile güvence yok. Bir hocaya muayene dar gelirli bir çalışanın bir aylık maaşı. Hastane olarak tesis var ama içi boş. Doktorların çoğu pratisyen. Uzman sayısı az. Devlet hastanelerini gene kaybettiğimiz bir arkadaşı ziyaret için gitmiştik. Hastanenin temizliği evlere şenlik. Malzemeler teknolojik açıdan inanın benim ABD’de gördüğüm düzeyde. ilaçlar sanki orada daha etkili. Bird burada herkes ota sarmış kendini. Her ilaç için aktarda doğal ilaç var. Bilemiyorum.

          Sağlık sistemini suçlamak en kolayı. Bilmiyorum ölümlerin sebebi belki de değişen dünya ile iklim koşulları ve çevre ile çalışma şartları. Kentler inanılmaz bir hava kirliliği yaşıyor. Avrupa mazotlu araçları bıraktı. Bizde mazotsuz araç bulmak zor. Yediğimiz içtiğimiz şeyler, babamızın, dedemizin yani eskilerin yedikleri gibi doğal değil. İçtiğiniz tütün bile yüzlerce kimyasal içeriyor. Rakıyı artık herkes evinde yapıyor. Peki, ne oldu bizlere? Yani bizlerin direncimi kayboldu. Ömür uzayınca yeni hastalıklar mı ortaya çıktı.

          Ömrün uzamasının yeni sorunlar yarattığı kesin. Amerika'da özellikle yaşlıların hastalığı üzerine uzmanlık dalı giderek gelişiyor. Halk çelişkiler içinde. Organik yemeye özen gösteren gençler bir yandan dövme ve botoks yaptırarak vücutlarına zehir yüklüyor. Bir gün et yemek iyi, öteki gün bitkisel gıdalar. Ben bu açıdan Facebook Tıp fakültesinin birbiri ile çelişen önerdiği şeylere kulağımı tıkadım. Babamın diktiği dut, incir, ceviz ve yenidünya ağaçlarının meyvelerini yiyorum. Köylü kadınlardan pazarda domates biber alıyorum.

          Gelelim esas konumuz dış politikaya. Okyanusun ötesinden kötü haberler kötü kokular var. Duyduk ki, hasbel kader ABD’nin başında bulunan Trump, sinir krizleri geçiriyormuş. Kriz sırasında da, “ya bir şey olursa Recep New York’taki toplantıya gelemez ve bende onun derin dünya meseleleri üzerindeki engin görüşlerini alamazsam” diye hayıflanıyormuş. Zaten, İngiltere’de yatırım yaptığı Osmanlı artığı Boris Johnson’un İngiliz siyasetindeki başarısızlığı da sinirlerini bozmuş ve en yakın danışmanı fanatik ulusal Güvenlik danışmanı Büyükelçi Bolton’u da kovmuş. (adama memur dayanmıyor) Herkese bozuk atıp şimdiden kendini kampa çekmiş.

          Türkiye'yi ziyaret eden ABD Ticaret bakanı Ross, "Türk şirketler ABD pazarını bilmiyor" demiş. Aslında bilmesine biliyorlar da çabuk zengin olma amacıyla vur kaç taktiği orada işlemediği için o pazara girmiyorlar. İnanın, bizim ve dünyanın dış politika konusundaki hali, bir zamanların mizah dergisi Akbaba ve bizim zamanın karikatür dergisi Gırgır’da bile yayınlanamayacak kadar bayağılaştı ve müstehsencelleşti. Dünya dışından başka gezegenlerden bizi izleyenler varsa anında kendi yaptığımız Rakı ile kafayı bulduğumuza inanırlar. Zira artık akıl ve mantık içine sığan bir şey yok.

          İsterseniz bizim taraftan başlayalım. Biz ABD’nin Suriye tarafında kurmak istediği güvenli ceplerin müttefiki ve PKK’nın Suriye türü olan YPG’nin güvenliği olduğunu yazmıştık. Bizim reis konuyu aradan 72 saat geçtikten sonra kavradı ve “Yahu bu Amerikalılar Güvenli bölgeyi Kürtler için istiyor galiba” demeye başladı. Ardından da Dışişleri bakanı Reis söyledi ya, o da tekrarladı. Reis bu konuyu ABD Başkanı ile New York'ta görüşecekmiş. Bir başka hüzün. Bunu bilmiyorlardı da yeni mi kavradı veya biliyordu da artık gizlenemeyecek boyutlara ulaştı da o yüzden mi söylemeye başladılar ben karar veremedim.

          Bu arada Şam yönetimi ABD ve Türkiye’nin kendilerine danışmadan güvenli bölge çalışmalarının yasa dışı olduğunu savundu, bir halta yaramayan Birleşmiş Milletlere başvurdu. Oysa bizimkiler her gün Suriye'nin toprak bütünlüğü diyerek o topraklar konusunda kendileri karar veriyor. Yalnız Suriye mi? Rusya’da kendi resmi sitelerinden Şam’ın izni olmadan bu tür bölgelerin oluşturulamayacağını ileri sürdü. Sonuçta Amerikalılar, Türk askerleri ile devriye görevi değil tersine YPG’nin sınıra yakın bölgelerden çekildiği konusunda Türk askeri ile birlikte bir keşif harekâtı yaptıklarını açıkladı. Herkes işin farkında bir başkalarına kul köle olan bizimkiler değil.  

          Tüm bunları alt alta toplarsak; Güvenli bölge çalışmaları Türkiye’nin önerdiği veya düşündüğü gibi bir şey değil. Adı güvenli olmakla birlikte kime güven vereceği konusu Ankara’nın önerilerinden farklı. Amerikalılar hat halinde değil küçük cepler halinde olacağını, Ruslar Suriye’nin onayı olmadan böyle bir bölge oluşturulamayacağını, Suriyeliler ise tümden böyle bir bölge oluşturulmasının kendi egemenlik haklarının ihlali olduğunu savunuyor. Yani bölge aktörlerinin hiç biri ötekiyle aynı görüşte değil. Olmasını beklemekte hata zaten. Onlar aynı idealler veya sonuçlar için değil, birbirlerinin işini bozmak için oradalar. Bizde baştaki cahil takımı nedeniyle bu furyanın ortasında serseri mayın gibi dolanıp duruyoruz.

          Reiste mangal kül bırakmayan yüksek sesli tehditlerini olası bir New York ve Trump görüşmesi sonrasına Ekim başına fırlatmaya başladı. Yani bizimkilerin elini tutan varmış gibi olay Eylül ayından Ekim’e kaydı. Reis bu arada ne olur ne olmaz hesabı alış veriş yaparız açıklamaları yapıyor. New York programı umumi arzu üzerine gene kendimiz çalıp kendimiz oynayacağız kimseden görüşme talebi yok. Bu kez de Bilal falan ABD’ye gidemeyecek (ya tutuklanırsa).

          Ben bu ziyaret öncesi Amerikalıların yeni bir Rıza Sarraf bombası patlatmalarını bekliyorum. Reis mutlaka Trump’a da senden de uçak alırız teklifini yapacaktır ama Amerikalıları keser mi bu teklif göreceğiz Bence Washington, Ankara’daki AKP vagonunun freni boşalmış bir halde yokuş aşağı gittiğini fark etti.  

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.