Yukarı Çık

Yeni bir askeri ambargo yolda

8 Haziran 2019 Cumartesi 17:06:41
477 kez okundu.

          Bayram bitti sayılır. Ben yazıya oturduğum sırada resmi bayram günleri sona ermiş tatilciler geri dönmeye başlamıştı. Gelirken bir 70 kişi kayıp verdiler her halde giderken de bir o kadar verirler. İnşallah çoluk çocuklarına acırlar. Aslında her sene geldiğimde Türkiye’de trafik kazalarında ölümlerin bizim kahraman şoförlerimizi gördükten sonra az olduğuna karar verirdim. Bu sene de öyle oldu.

          Bizim koyun gazinosu önünde bir yaşlı kadını sabahın sekiz buçuğunda bir sarhoş ezdi. Kadın buralarda tedavi edilemeyince İzmir’e götürüldü. Geceleri lastikleri saydıranlar mı istersiniz, yoksa üzerinize üzerinize hız limiti 30 kilometre olan yollarda yarışıp sizi kaçsaydı diye ezmek isteyenler mi. Bir de yerlere araç park yerleri çizilmesine rağmen yola paralel park edenler. Birçok site sakini evinin önüne park edilen araçlar nedeniyle evine giremedi.

          Tabii tüm dükkânlar yağmalandı. Baktımda millet öyle sebze falan almıyor. Her kes te bir mangal merakı. Ette oldukça pahalı ama biz Amerikan usulü barbekü yapıyoruz ya. Fırında her türlü simit poğaça ve açma gibi hamur işleri. (Laf aramızda bu zararlı şeyler öylesine lezzetli ki) Amerikan usulü deyince aklıma geldi, biz Amerika’dan gelen herkes mutlaka burada yaşayan hemşerilerimizin gözünde CIA ajanıyız. Oysa bilmiyorlar ki dışarda biz onlardan daha çok Türkiye için mücadele ediyoruz. Onların ki goy goy. Ama her seferinde gene de sorarlar oralardan Türkiye nasıl görünüyor diye.

          Ben de dâhil hiçbir iyi Türk eleştiriyi sevmez. Yapılan kötü şeyleri biz değil daima dış güçler yapmıştır. Ben yazıyı yazarken arkada memleketin medarı iftiharı yalakalık rekortmeni haber kanalı NTV açık. Dönüş yolunda kaç tatilcinin trafiğe kurban gittiğini dinliyoruz. Ara sıra serpiştirilen Reis haberlerini de kimse yemediği için her halde doğrudan vermiyorlar. Çarşı Pazar ateş pahası insan emekli olunca bazı malları ve yemekleri defterinden siliyor. Tabi bu arada tamamlanan Ramazan ayında sarayda kurulan muhteşem iftar yemeklerinin parasını ödeyen zavallı halkım onlara bakıp yutkunmakla yetiniyor.

          Muhteşem haber kanalımızın bir başka önemli haberi PKK’ya karşı operasyonlar. Elleri dert görmesin görmesine ama ben bunu yıllardır duyarım her gün üç beş PKK’lı öldürüldü diye. Bu hesaba göre dünya üzerinde Kürt nüfus kalmadı. Haberi “R”leri söyleyemeyen bir muhabir anlatıyor. Kahraman savunma bakanımız darmadağın ettik diyor. Helal olsun. Omuzunda rütbe varken edemedi şimdi istifa etti bakan yapıldı tozunu attırıyor. (Birde askerken aksanı olmayan Akar’ın bakanlığı sırasında dili aksan vurmaya başladı. Siyaset mi ne dile vuran, yoksa halk adamı rolümü?)

          Söz Savunmadan açılmışken, Washington bizim emniyet genel müdürü Akar’a bir mektup göndererek, F-35 pilotlarının eğitimini durdurduğunu orada bulunanlarında geri gönderileceğini yazan bir mektup yolladı. Mektup yolladılar çünkü bizimkiler “öyle dememiştiniz” diye her seferinde kaytarıyor.  Bu konu yeni değil. Adamlar haklı veya haksız iş ticaret. Bizim ki ise tam bir şark kurnazlığı. Yani yersen. Onlar da yemeyiz diyorlar.

          Mesele hükümetin olayı küçükmüş gibi gösterdiği kadar değil. Bizimkiler uzlaşma planı diyor Washington ise normale dönüş için yol haritası... Yol haritası yolunu kaybedenlere verilmez mi? Al bir kaya nerene dayarsan daya. Biz bu oyunu Kıbrıs Barış harekâtı sırasında da yaşadık. Bir kere tüm uçak, helikopter ve öteki silahların araç ve gereçlerin NATO standartı yani Amerikan malı. Eğer ABD bize ambargo uygularsa, tüm uçan uçaklar ve helikopterlerin yedek parça ithali duracak (Veya karaborsadan 50 kuruşluk şeyi 50 liraya alacaksın) Bu arada ne yapılacak arızalanan bir uçak sökülerek ötekilere yedek parça olacak.

          Yani Hava kuvvetleri filoların ve öteki araç ve gereçlerin gün geçtikçe erimeye başlayacak. Filolar küçülecek silahlar çağ dışı olacak. Hani dünyanın en büyük havaalanını veya en büyük en uzun yolunu yapan Türkiye’nin bir halt yapmadığı artık tescil edilecek. Birde okullarında adam gibi eğitim olmadığı için yeteri kadar mühendis ve yaratıcı adam üretilemeyecek. İmam Hatip ve hocaların okuyup üflemesi ile Silahlı Kuvvetlerimiz yürüyecek.

          Tahsil deyince aklıma geldi. Bizim ampul takımı sağlık sistemi kurduk diye böbürlenip duruyor.  Benim geldiğimden beri hep duyduğum hastanelere yürüyerek giden kişilerin tabut içinde çıktığı. Okullarda eğitim olmayınca Tıp’ta yengen. Reklam olarak tüm dünya bize geliyor diyorlar. Kim gelen? Ya Arap veya Avrupa’nın baldırı çıplak fukarası. Saç ektirmeye veya diş yaptırmaya geliyor. Em Boli diye bir şey duydunuz mu gâvur ülkelerinde? Burada hastanelerde herkes amboliden gidiyor. Yazık. Yazık.

          Bilmem farkında mısınız son haftada yani bayram öncesi Dolar Türk lirası karşısında değer kaybetti. Emekli maaşı ile geçinen bir kişi olarak ben sevindim. Zira maaş eridi bitti. Bir işe yaramayacak. Ama elim kırılaydı da yandaş kanallardan o muhalif, dış güçlerin sesi karşı televizyonlara geçmeseydim. Bunlardan birinde çok değer verdiğim inandığım bir ekonomi uzmanı olan Mahfi Eğilmez vardı.

          Sadece o değil, bu yaz hükümete yalakalık yapmayan her kafası çalışan ekonomist, bayram sonrası doların rövanşı alacağına inanıyor. Yani şu anda yaşanan düşüşün sahte olduğu görüşündeler. Belki de İstanbul seçimini bekliyor. Bilmiyorum. Zaten üretimi olmayan doğal kaynaklarını elin Arap’ına peşkeş çekmiş bir ülkenin topraklarında petrol çıkmadıkça bir geleceği olduğuna inanmıyorum. (Hoş Venezüella ve Meksika’da petrol çıkmasına rağmen dangalak yöneticileri varsa ne yazar?)

          Bu arada yalaka NTV’de bir şey anlatılıyor sizlere yazmadan geçemeyeceğim. Osmanlı padişahlarının ne kadar öteki dinlere ve Musevilere tolerans gösterdiği vurgulanıyor. Tabii bu arada Osmanlı padişahlarının analarının Hristiyan olduğunu söylemeye hiç birinin dile varmıyor, varamıyor. Oysa bugünkü İslam kendi din kardeşlerini kesip kanını içiyor. Birbiri ile tepişen tek bir Hristiyan ülke var mı? Yok. Cuma camiye gitmeyeni polis zorla camiye sokup kadınları taşlıyor, çocukların ırzına geçiyor. (O ne biçim babalarsa bir kereden bir şey olmaz diyebiliyorlar) O islamla bugünkü İslam farklı arkadaş. Sanırsın bizimki Hippi, dine gel babam dine gel.

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.