Yukarı Çık

Yeni havalanı bir ucube

5 Mayıs 2019 Pazar 00:33:23
435 kez okundu.

          Nihayet altı aylık bir aradan sonra doğup büyüdüğüm topraklara geri döndüm. Her geri geliş uzun aralıklarla memleket havasını solumak olduğu için yorucu da olsa bence iyi bir değerlendirme oluyor. Bu kez de aynısı oldu.

          İstanbul’a iniş tam bir hayal kırıklığıyla gerçekleşti. Karadeniz üzerinden Bulgar sınırı yakınlarından geldiğimiz için uçak Karadeniz’in sert rüzgârları ile boğuşarak sallana sallana alana indi. İniş öncesi yemyeşil bu Karadeniz sahilini iktidar nasıl olmuş becermiş tüm yeşilleri katletmiş. Kilometrelerce alan sanki Dubai çölleri.  Alanda daha önce söylendiği gibi körüğe ulaşmada uçak sorun yaşamadı. Yaklaşık 20 dakika içinde körüğe vardık.

          Buraya kadar dikkatimi çeken meydandaki uçaklar oldu. Atatürk havaalanına her inişimizde meydan da en az 30 kadar yabancı uçak görürken, bu kez alanda bizim geldiğimiz Alman havayolları Lufthansa, İngiliz yani British airways ve bir de din kardeşimiz Emirlik uçağı vardı. Geri kalan tüm uçaklar Türk Hava yollarına aitti. Yani elin yabancıları kıskançlıklarından bu bizim dünyanın havaalanına inmede biraz tereddüt ediyor gibiler. İtimat mı edemediler Reisin yaptırdığı bu alana ne?

           Alandan uçaktan inip pasaportta girmek uzaktı ama Allah için Atatürk’ten daha uzak değildi. Pasaporttan ise bu kez bayağı daha uzak bagaj alanına gittik. Bagaj alım alanlarının sayıları fazlaydı Ama bavulları taşımak için araba almak istediğimizde arabalara 5 TL ödememiz gerektiğini ve arabayı geri getirdiğinizde bu beş lirayı alabileceğimiz söylendi. (Düşünün Bavulları arabaya yükleyip bu kez gene güvenlikten girilmez gümrüklü alana girerek 5 lira araba depozitosu alacaksınız) Çaktırmadan soygun.

          Taksi bulmada zorlanmadık. Hem de eve gitmede. Belki tatil günü İstanbul'a indik izah bu. Ancak bavulları vermek için kargo yoktu. Atatürk’te Ofisi olan PTT kargo ya daha büro açmamış veya böyle bir hizmet düşünmüyorlar. Biz taksiye bindik İstanbul kazan biz kepçe açık bir kargo şirketi bulmak üzere dolanmaya başladık. Günlerden bir mayıs olması hesabıyla ve de uçağımızın büroların kapanma saati sonrası İstanbul’a inmesi nedeniyle böyle bir büro bulamadan Üsküdar’daki eve kadar taksi ile gittik. Biliyorum ne kadar merak ediyorsunuz Taksi parası Üsküdar’a kadar ödedik diye. 200 TL

          Yazlığa ertesi gün hareket ettik. Ama aynı havaalanından değil. Sebebi bizim ülkenin mantıksızlığı. Yeni havaalanından bizim varacağımız nokta adam başı 350 TL Sabiha Gökçen’den 100 lira. Sabiha Gökçen’e taksi 120 TL. Hatırlayacağınız gibi yeni havaalanı 200 TL. Yani yolcu olarak bizim bu dünyanın en büyük havaalanını kullanmamız aleyhimize. Ama Sabiha Gökçen'de yolcu kalitesi iki derece daha düşmüş. Türk'ten fazla Arap var.

          Gelelim binanın mimari ucubeliğine. Bir yapının büyük olması onu güzelleştirmez. Aksine daha da kolay çirkinleştirir. Büyük yapıyı güzelleştirmek ise bir sanattır. Mekânlarda insan unsuru unutulmuş. Tavan yükseklikleri insanı basıyor. Aynı Nazi Almanya’sında insanı ezmek isteyen mimari tarzı bir olay. Ben dünyanın en büyük ve işlek çok sayıda havaalanına uçtum. Paris, Londra, Frankfurt, Roma, Kennedy, Dulles, Ohare, Detroit hemen hepsini gördüm. Onlarda büyüktü ama bizdeki sevimsizlik onlarda yoktu. Ben bizim büyüğü beğenmedim. Zevk meselesi.

          Ayrıca boğaz köprüsünden geçerken reisin öğündüğü Çalıca camisinde de bir tuhaflık var. Asırlar öncesinin teknolojisiyle yapılmış Ayasofya'nın büyüklüğüne özenti, Sinan'ın Süleymaniye veya Sultanahmet taklidi betondan taklidi yeni cami de tuhaf bir eğretilik var. Mesela çok minareli Süleymaniye veya Sultanahmet’e bakarsanız caminin kütle yapısıyla minarelerin ne kadara dengeli ve oturduğunu görürsünüz. Reisin camisinde minareler ana kütleye oturtulmuş bir çöp bacak gibi duruyor. Yani eğreti. Bu benim dıştan görünüşü değerlendirmem. Merak eden arkadaşlara duyurulur.

          Gelelim tüm ülkeyi ilgilendiren bir başka dış siyasi konuya. Biliyorsunuz, Trump yönetimi altındaki ABD tüm dünyada Müslüman kardeşler örgütlerini terör örgütleri listesine almaya hazırlanıyor. Bu konuda ABD'nin resmi radyosu VOA'de bir açıklama ve yorum var. Sanırım, İsrail ile dans eden Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri bu konuda ağırlığını koyuyor. Biliyorsunuz İslam ülkeleri arasında yer alan Laik Mısır’da seçimleri kazanan Mursi bizim Reis gibi Rabia işareti yaparak iktidara gelmişti. Ama birkaç gün sonra bizzat atadığı Genel Kurmay Başkanı Sisi tarafından devrildi ve Sisi kendisi cumhurbaşkanı ilan etti. (Su Akar düşman uyumaz yani).

          Sudan’da savaş suçları işleyerek iktidara gelip iktidarda kalan El Beşir’de bir Müslüman kardeşti. Devrildi ve bu devirmede bizzat kendisinin tayin ettiği komutan ve Generaller rol oynadı. Yurt dışında tek gidebildiği ülke Türkiye olan ve reisin kankası El Beşir’i hapse koyup asker-sivil karışımı bir yönetim kurmak istediler. Ama halk bu karışımı ve yönetimde darbe yapan askerleri de istemedi. Bakalım Reisin yardım yapıp ada falan aldığı Sudan’da neler olacak?

          Benim bildiğim İslam ülkeleri arasında Müslüman kardeşler tarafından yönetilen tek ülke kaldı o da Türkiye. Bakıyorum reis dört parmaklı Rabia işareti falan yapıyor mu diye. (Hoş o bu dört parmağı, tek vatan, tek bayrak falan diye gizlemeye çalışıyorsa da yerseniz). Eller havaya dan başka el göremiyoruz.Dolayısıyla Türkiye’deki Müslüman kardeşlerin durumu zor olacak. Yani düşünün uluslararası piyasada PKK ile aynı listede ve aynı saflarda. Bence seneye bu zamanlar ülkemizde erken başkanlık seçimi var.

          Siz her ne kadar Ankara’nın ABD Başkanı Trump ziyareti falan tezini işlediği ile meşgul olsanız da. Dolar tüm dünyada değer kaybederken bir tek dünyada değer kazanıyor. Çarşı Pazar burada felaket. Ramazan öncesi alış veriş yapalım dedik. Ev boş olduğu için her yıl yaptığımız aynı kalemlerden oluşan temizlik ve gıda maddelerinden toplam sayı bu yılda alındı. Yemin ederim geçen yıl aynı ayda ödediğim paranın iki katını ödedim. Pazarlar ateş pahası. Pahalılık akaryakıtta değil ama gıda maddelerinde inanılmaz. Benim 6 ay ara ile gördüğüm enflasyon kim ne derse desin %100. Halk şaşkın. Bir kazık yediğini biliyor da ne kazık o kadar sarhoş etmiş ki  ne yediğinin hala bilincinde değil.

          Sevgili okurum. Turizm mevsimi açılmış, açılmış olmasına etrafta borçla tatil yapan Türk turist dışında kimse yok. Mesela bizim yaşadığımız tatil sitesinde her yıl bu aylarda tadilat ve tamirat yapılır her tarafta bu sesler duyulurdu. Bu yıl site sessiz. O muhteşem havaalanında yalnızca siyah-beyaz çulsuz din kardeşlerimiz vardı. Onlarda para bırakmaz bizi soymaya çalışır. Ama siz boş verin hala İstanbul veya belediye seçimleri ile boğuşunda yediğiniz kazığı fark etmeyin. Hani Reis diyor ya Vatandaşım uyardı diye. Uyarın siz uyarın

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.