Yukarı Çık

Siz İstanbul'u AKP'ye vermeye çalışırken, ülke elden gidiyor

12 Nisan 2019 Cuma 04:10:32
543 kez okundu.

          Bu yazıyı yazmak için biraz daha bekleme yanlısıydım. Ama uluslararası gelişmeler Türkiye aleyhine öylesine hızlandı ki, yazıyı geciktirdikçe olaylar dağlar gibi birikmeye başladı. İsterseniz önce siyasi gelişmelere değinelim.

          Geçen hafta önce iki önemli olay meydana geldi. İkisi de Türkiye’nin hem NATO müttefiki hem de Avrupalı dostları. Biri İtalya öteki Fransa.  Ne olduysa nereleri kaşındıysa birden bu iki ülkede Ermeni soykırımı konusunda Türkiye’yi suçlayan adımlar attı. Bu işe başladığımdan beri dikkat etmişimdir, ne zaman Türkiye’nin bir yerleri faraş gibi açıldığında ve ülke en zayıf duruma geldiğinde dost geçinen bizimle ilişkilerini iyi tutmak isteyen ülkeler mutlaka ilişkileri normal zamanda incitecek konularda aleyhimize adım atar. Gene öyle oldu.

          Bitmedi biliyorsunuz İngiltere AB’den ayrılmak için çırpınıp duruyor. Bunda ABD’nin ısrarı ve yol göstermesinin önemli payı olduğu söyleniyor. (Amerikalılar Avrupa’da kendilerine benzeyen kendilerine bir rakip olmasını hiç istemediler). BREXİT diye kısaca tanımlanan (açılımı Britanya’nın yani İngiltere’nin Europa’dan EXİT’i) bu işlemin gerçekleşmesinde topluluğa üye olmayan Türkiye 2,5 milyar dolarlık gol yiyecekmiş. Sebepte Türk şirketlerin İngiltere üzerinden aldıkları AB ihaleleri ve bunların göçmesi.

          Türkiye’nin AB üyeliğinin askıya alınması veya tamamen durdurulması da genel konular. Bu arada Alman ve Avrupalı Dış ve Adalet bakanları Türkiye’deki son seçim rezaletini de eleştirip duruyor. En azından Türkiye’de Erdoğan ile rakipleri arasındaki çekişmenin ne demokrasi ne de uygar bir ülkeye yakışmadığını söylüyorlar. Yani artık çıkar içinde olsa kimse bizde oynanan oyunu yemiyor.

          Aşağıda Sudan’daki gelişmelerde bizi yakından ilgilendiriyor. Biliyorsunuz 1980’li yıllardan beri Sudan’ı yöneten bizim Reisin kankası diktatör Beşir, Uluslararası Savaş Suçluları mahkemesi tarafından mahkûm edildiği için bir elin beş parmağından az ülkeye gidebiliyordu. (Yandaş basın ise Reisin dostunun savaş suçlusu olduğu haberini veremiyordu ne olduysa bugün birden savaş suçlusu durumu akıllarına geliverdi, haberlerinde sık sık vurguladılar) Beğenmediğimiz Sudan halkı bile bu adamın yaptıklarına ayaklanınca Sudan Ordusu yönetime el koydu ve Beşir’i de tutukladı. Bilmem biliyor musunuz, Beşir dünyada bir bizde kalan Müslüman kardeşler örgütünün üyesiydi. Mısır’dan sonra Sudan’da da temizlendi bir bizde kaldı Rabia ve Müslüman kardeşler örgütü üyesi ülke yöneticileri. Bu Ankara’ya bir uyarı mı bilmiyorum.

          Amerika kıtasına gelince. İşler giderek tatsızlaşıyor. Mesela Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu Washington’daki NATO toplantılarından kimseyi ikna edemeden döndü. Bu hafta sonu Washington’da Amerikalı silah tüccarlarının örgütü Türk Amerikan Konseyi yıllık toplantıları var. Bu toplantıya gidecek Türk Silahlı Kuvvetleri heyeti henüz belirlenmiş. Bu toplantıya damat geliyormuş, ekonomik programı anlatıp bize para yatırım konuşması yapacakmış. Ama Amerikan basınında damadın anlattığı ekonomik programın program olmadığı yolunda sayfa sayfa yazılar, analizler çıkıyor.

          Hafta başında Amerikan senatosu ve Temsilciler Meclisi’nde S-400 ile ilgili tasarıların ardından yeni bir karar tasarısı Senatoya sunuldu. Demokrat ve Cumhuriyetçi partililer tarafından da desteklenen bu tasarı Türkiye’de tutuklanan Amerikan vatandaşlarının tutuklanmasında rolü olan Türk yetkililere yaptırım uygulanması isteniyor. Tasarıda Amerikan vatandaşlarının çifte vatandaşta olsa derhal serbest bırakılmaları ve aksi durumda bu yetkililere siyasi ve ekonomik yaptırım öneriliyor. Aynı durum yalnız Kongre’de değil yönetimde de bulunduğunu Trump’ın Ankara’ya atadığı yeni Amerikalı Büyükelçi David Satterfield tarafından da tekrarlandı. Senato Dış ilişkiler komisyonunda atamanın onaylanmasıyla ilgili oturumda S-400’leri alması halinde Türkiye’ye F-35’lerin verilmemesini ve tutuklu Amerikalıların serbest bırakılması yolunda çaba harcayacağını söyledi.

          Başkent Washington’daki son gelişme bu hafta sonu başlayacak olan IMF ve Dünya Bankası yıllık toplantılarıyla devam edecek. Başkentte ki bu toplantı önce bu kurumların yayınladığı “Dünya Ekonomik Görünüm raporunda” Türk ve Arjantin ekonomileri konularında uyarlar bulunuyor. Anlaşılan bu toplantılarda bugüne kadar sesli olarak dile getirilmeyen Türkiye’nin IMF’ten 70 milyar dolarlık kredi talebi konusu da damadın girişimleri ile resmileşecek gibi.

          Gördüğünüz gibi AKP iktidarı nedeni herkes tarafından malum sebeplere dayanan İstanbul’dan çıkmama gürültüsünün yarattığı sorunlarla ortalığı toz dumana büründürürken, memleket hızla uçuruma doğru gidiyor. Türk lirasının değer kaybı giderek hızlanmaya başladı. Bu yaz 7 ila 10 TL arasında değer bulacak dolar karşısındaki Türk lirası. Ama siz boş verin Seda Sayan’ın söylediği gibi “Evinde tencere kaynamasa da, yeşilbiber 15 lira olsa da her kadının bir blue diamond ı olması gerek”

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.