Yukarı Çık

Hamdolsun bizde diktatör yok

18 Mart 2019 Pazartesi 02:50:34
538 kez okundu.

          Ben ve yaşıtlarım yaşam dönemimizde, ilginç olaylara tanık olduk. Mesela, zamanımızda, portakal kasası büyüklüğünde lambası ısınınca çalışan radyolardan, siyah beyaz renkli televizyonlara, oradan da 3 Buutlu filmlere geçildi. Yalnız bu kadar da değil. İnsanoğlunun uçmayı yeni öğrendiği dönemlerde Rus kozmonot (onlar astronota kozmonot diyor) Gagarin ile uzaya çıkış, aya gidiş ve son olarak Mars’a gemi indirme. Bitmedi. Siyasi alanda da kırallıkların çöküşünü, devletlerin parçalanıp birkaç devlete ayrılışı hep bizim zamanımızda oldu. Ve hatta Demirperde’nin yıkılışını gördük.

          Bu garip olaylar dizisi içinde diktatörlerin çöküşünü izledik. Özellikle o dönemlerde dünyada var olan birkaç diktatörün çöküşü, kaçışı, para çalışları haberdi. Benim hatırladığım İranlı Rıza Şah Pehlevi var. O sanatçılara ve ülkesini ziyaret eden devlet adamlarına pahalı mücevherler hediye eden, ülkesinde tanrı misali yaşayan Şah, kulluğunu yaptığı ABD tarafından kaçışında sığınma verilmedi. Amerika’dan Panama’ya oradan da öldüğü Mısır’a göç etti. Serveti dipsizdi. Birçok banka, alış veriş merkezi, PANAM hava yollarına sahip olan Şah yalnız ve keder içinde ve parasız öldü. Mallarının çoğuna Amerika el koydu.

          Mesela Filipinlerin tanrısı sayılan Marcoslar. Ülkeden kaçana kadar 5 ila 10 milyar dolar çaldıkları tahmin edilen Marcoslar Reagan’ın önerisi üzerine Amerika’nın Havai eyaletine kaçtı. Ülkeyi yıllarca sıkıyönetimle idare eden Marcos çaldığı paraları ne yazık ki Amerika’ya getiremedi. Benim o yıllardan hatırladığım, kıçında giyecek donu olmayan Filipin’i yöneten Bayan İmelda Marcos’un odalar dolusu ayakkabılarıydı. Benzer olayları devrilen Panama diktatörü Noriega’nın Amerikan cezaevinde ölüşünde de izledik.

          Bizim bölgede çok sayıda diktatör olmasına karşılık Avrupa’dan bir diktatör hatırlıyorum mesela Romanyalı komünist lider Nicolae Ceaușescu. (Hitlere yetişemedim) Varşova paktının en ılımlı komünist lideri olmayı bırakıp totaliter bir yönetime döndü Ceauşescu. Doğu bloku ülkelerindeki demokrasi hareketleri sonunda kaçan Ceaușescu ve karısı yakalanıp yeni yaptırdıkları sarayın önünde kurşuna dizilmişti.

          Bölgemizdeki Müslüman diktatörlerin başında Irak lideri Saddam Hüseyin gelir. Saddam, işbirliği yaptığı Amerikalılar tarafından bir delikte yakalanıp sözde bir mahkemede yargılanıp idam edildi. Karısı ve kızı kaçtı. Ancak Saddam’ın Irak halkından çaldığı parayı götüremediler. O paralara ve Saddam’ın servetine ABD el koydu. Daha ılımlı bir diktatör olan Libya lideri Kaddafi’ye ne dersiniz? Her Libyalıya bir apartman katı ve eğitim parası veren Kaddafi’nin de sonu kanlı bitti. Parasına Avrupalılar el koydu.
          Çok şükür Osmanlı gibi padişahlıktan çıkıp Cumhuriyeti yaşayan bizde böyle diktatörler yok. Her ne kadar birileri, Cumhuriyeti kurup sonra kenara çekilen Mustafa Kemal’e çamur atmaya çalışsalar da attıkları diktatörlük çamuru yapışmadı. Bir kere nasıl bir diktatörse halkının arasında korumasız gezmeye bayılan ve malını mülkünü yurt dışına kaçırmayıp halkına bırakan bir liderdi. Bakalım ölene kadar daha neler göreceğiz?

          Ben bu yazıyı yazarken hani Türkiye’deki biri haber öteki normal olan iki yalaka kanalın sahibi Ferit Şahenk’in normal kanalı Star TV deki ana haberi dinliyorum. Bilin ana habere hangi haberle başladı bu kanal? Afganlı bir iş makinesi operatörünün hıyarı nasıl kestiği haberi. Dünya da terör hem de yandaş oldukları guruba karşı savaş açmışken.  Televizyonu derhal kapattım. Sabah bu gurubun haber kanalı NTV’de o bıktıran sesin seçim kampanyasını yayınladığı için derhal kapattım.

          Sonra oturdum düşündüm. Bu yalakalık sevdalısı kanalları benim gibi yüzde 50 Türk halkı izlemiyor, kapatıyor. İşin garibi televizyonlarda reklamı yapılan malları alma gücü olan yüzde 50 bu izlemeyenler. Sonuç Türk iş hayatı gidiyormuş. Gider. Sen yalakalık uğruna, sen korkun uğruna, işini gücünü, tecavüz edilen oğlunu, ucu düşünülmeden alınan dış politika sonucu şehit olan çocuğunu feda edersen daha çok şey gider.

Sizler içerde yurt dışına kaçırılan servetler konusunda tek satır duymuyorsunuz. Sizler damat tarafından anlatılan masalları dinlemekle meşgulsünüz. Yabancı haber kanalları Türkiye’den kaçırılan on milyarlarca dolarlık sermayeleri yazıyor anlatıyor. Reisin yanlış politikaları için şehit oğlunuzun cenaze namazında olmayan hakkınızı çocuğunuza helal edersiniz. Oğlunuzun can verdiği operasyona karara verenlerin çocukları ise para vererek askerlik yapmazlar. Tıpkı ticaretiniz gibi aile hayatınız ve evlatlarınızda yalakalık uğruna feda. Zaten o tarafa yanaşan kadınlar ve bu guruptan iş kapmak için yalakalık yapanlar güncel yaşamları için çocukları ve torunlarının geleceğini yok etmiyor mu?

          Ama dizileri izlerseniz, kadınları bıçaklayıp, döven, aşkım, aşkım derken kaçak et kovalayan erkeklerin, sevgilisinin boynuna koşarken yarı yolda saçını düzelten kadınların, dizilerde holding yöneten gecekondudan çıkma artistlerin, yetiştikleri evdeki kapıda ayakkabı çıkarma alışkanlığı tersine ev içinde çizme veya çivi topuklu ayakkabı ile gezmesini adet buymuş diye kabullenirsiniz. Ben mafya dizilerini izliyorum. Her dizi de en az bir 20 kişi ölür. Onlarda bile hem senaryo hem de oyunlar araştırılmadan kabataslak yapılmış.

          Demem o ki sevgili okurlarım; anlamını bilmediğiniz Batı deyişleri ile bezenmiş tişört giymekle, batı modası tıraş ve müzikleri taklit ederek uygar dünyalı olamazsınız. Bu bir kültürdür ve biz daha doğrusu siz o kültürü yok edenlere yalakalık etmeye devam ediyorsunuz. Bir zamanlar bir TV dizisi vardı “Yalan dünya” diye aynen öyle biz yalanı ve yalancıyı seven bir ulus olarak tam yol ileri. Düşünüyorum da “babacığımın” aldığı Amerika’daki Muhammet Ali’nin çiftliği de ileriye dönük bir yatırım mı? Ve gördüğünüz gibi hamdolsun ki bizde diktatör filan yok.

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.