Yukarı Çık
ABD Seçimlerde Olası Şiddet Olaylarına Hazır mı?
15 Ekim 2020 Perşembe 23:36:05
65 kez okundu.

WASHINGTON — 

ABD’nin dört bir yanında, yaklaşan başkanlık seçimlerinin güvenliğini sağlamakla görevlendirilmiş yetkililer, 3 Kasım ve sonrasındaki günlerde yalnızca potansiyel siber saldırılar değil, şiddet olaylarının da yaşanabileceği olasılığını göz önünde tutarak ek önlemler alıyor.

En sert uyarılar federal yönetimden değil, eyalet yetkililerinden geliyor. Bu yetkililerin bazıları, yabancı dezenformasyon kampanyalarının küçük sosyal rahatsızlıklardan geniş çaplı şiddetli olaylara kadar bir dizi sorunu körükleyebileceğini söylüyor.

New Jersey İç Güvenlik ve Hazırlık Dairesi yetkilileri, Eylül ayı sonlarında yayınlanan bir tehdit değerlendirmesinde, "Seçim sonucu gecikmeleri ve yeniden sayımlar protestolara ve seçim bürolarını işgal girişimlerine yol açabilir" uyarısında bulundu.

Değerlendirmede, "Ayaklanmalar, şiddet eylemleri ve ölümlerle sonuçlanan sivil kargaşa olayları seçim belirsizliğiyle birleşerek, protestocular ve karşı göstericiler arasında seçim sonuçlarına meydan okuyan çatışmalara neden olabilir" denildi.

Uyarı işaretleri

Özellikle bu ay FBI'ın hükümet karşıtı aşırıcı milislerin Demokrat Michigan Valisi Gretchen Whitmer'ı kaçırma planını ortaya çıkarmasından sonra, diğer eyalet ve yerel seçim yetkilileri bu tür uyarıları hafife almıyor.

Michigan yetkilileri, durumu seçimleri dikkate alarak gözden geçirdiklerini ve gelecek günlerde ek kılavuz sunmayı planladıklarını söylüyorlar.

Ancak FBI'a göre Demokrat Virginia Valisi Ralph Northam’ı da potansiyel hedefler arasına alan adam kaçırma planı, eyalet seçim yetkililerini alarma geçiren tek olay değil.

Bazıları, Eylül ayı sonlarında, başkent Washington yakınlarındaki Virginia eyaletinin Fairfax ilçesinde, erken oy verme merkezinin önündeki protestoyu örnek gösteriyor.

Trump Supporters came over to the early voting site to protest while people are in line to Vote in FairFax Virginia. #EarlyVoting pic.twitter.com/Lkkl4o2aAc

— Anthony Tilghman ● (@AnthonyTilghman) September 19, 2020

Sosyal medyada hızla yayılan protesto videosu, Başkan Donald Trump'ın bir grup destekçisinin seçim sandık merkezine pankartlar ve bayraklarla yaklaşıp "Dört yıl daha!" sloganları atmasını gösteriyordu.

Olayla ilgili polis raporları, bir ilçe hükümet binası olan seçim sandık merkezine girişlerin hiçbir zaman bloke edilmediğini gösteriyor. Yetkililer de daha sonra herhangi bir yasanın ihlal edilmemiş olduğunu söylediler. Ancak bazı seçmenler medya kuruluşlarına korktuklarını söyledi.

Olası seçim şiddetine hazırlık

Yine de ülkenin dört bir yanındaki seçim yetkilileri, protestoların bir dahaki sefere barışçı olmayacağından endişe ediyorlar.

Arizona eyaletinin Maricopa İlçesi’nde bilgi güvenliği görevlisi Michael Moore, olaydan sadece birkaç gün sonra 23 Eylül'de bir internet forumunda "Bu bizi kesinlikle endişelendiren bir şey" dedi. Moore'un diğer seçim yetkililerine tavsiyesi ise hazırlıklı olmaları.

Moore, "Güvenlik güçlerinize mutlaka ulaşın; seçim günü, öncesi ve sonrasında planımızın ne olduğunu sorun. Bir acil durum irtibat listeniz var mı? Polis departmanınız, şerifiniz, her kim olursa olsun, her türlü tehdide cevap vermeleri için hızlı arama listenizde kayıtlılar mı, bakın’’ diye konuştu.

Fairfax ilçe polisi protestoya karşı aldıkları herhangi bir özel önlem olup-olmadığı konusunda yorum yapmayı reddetti. Ancak bir polis sözcüsü Amerika’nın Sesi’ne (VOA) yaptığı açıklamada teşkilatın, "herhangi bir potansiyel olay veya tehdide karşı Seçim Kurulu, federal hükümet ve başkent Washington’daki polis teşkilatıyla her gün, gerçek zamanlı iletişim halinde olduğunu" söyledi.

Başkent Washington’un emniyet teşkilatı da seçim gününde sandıkların etrafındaki bölgelerde daha fazla devriye gezmeyi planlıyor.

Polis sözcüsü Kristen Metzger, 2003 yılına dayanan bir karara işaret ederek, "Politikamız, başkentteki tüm vatandaşlara herhangi bir seçim gününde oy kullanma fırsatı verilmesini sağlamaktır’’ dedi.

Güvenlik planlamasının sadece seçim günü için yapılması yeterli olmayabilir.

New Jersey eyalet yetkililerince yayınlanan güncellenmiş tehdit değerlendirmesi, 3 Kasım seçimlerinin sonuçlarının açıklanması ne kadar uzun sürerse, bir şeylerin ters gitme olasılığının o kadar yüksek olduğu konusunda uyarıyor.

Seçim sonuçlarının onaylanması için aylarca beklemek zorunda kalınmasını öngören olası bir senaryoda, değerlendirme şu tavsiyeye yer veriyor: "Birkaç eyalet, çeşitli grupların biraraya gelip şiddetli protestolar düzenlemesi için hedef haline gelebilir; bu da protestocular arasında ölümcül çatışmalara ve sivil kargaşaya neden olabilir. Bu durum eyalete bağlı ve federal güvenlik güçlerinin müdahale etmesini gerektirebilir."

Yine de devlet yetkililerini temsil eden kuruluşlar, böyle bir senaryo kulağa korkutucu gelse de üyelerinin hazırlıksız yakalanmamaya kararlı olduklarını söylüyorlar.

Ulusal Eyalet Genel Sekreterleri Birliği sözcüsü VOA'e verdiği demeçte, "Eyalet düzeyinde ve yerel düzeyde sayısız seçim senaryosu planlanıyor" dedi ve bir dizi "masa başı tatbikatı"nın kendilerine yardımcı olduğunu da sözlerine ekledi.

Sözcü, "Bu tatbikatlar, seçim ekiplerinin çeşitli senaryolar için oyun planı oluşturmaları ve mücadele planlarını test edip geliştirmeleri için bir fırsat sunuyor’’ dedi.

Ancak eyalet yetkilileri ve yerel yetkililerin veya federal hükümetin, şiddetin gölgelediği bir ABD seçiminin olasılıkları konusunda yeterince düşünüp-düşünmediği konusunda soru işaretleri yine de mevcut.

Son dört yılın çoğunda, seçim güvenliği görevlileri çoğunlukla sanal tehdidine odaklanmıştı. Bu endişeler, daha Amerikalılar oylarını bile kullanamadan ABD'nin düşmanlarının kritik sistemlere girmeye çalışabileceği ve yabancı algı operasyonlarının seçimi çarpıtacağına dairdi.

Üst düzey ABD'li yetkililer, oy verme sürecinin güvenli olacağını defalarca vurgularken, Kongre üyelerinin sorgusu altında bile seçimle ilgili şiddet potansiyeli hakkında kamuoyuna çok az şey söylediler.

FBI Direktörü Christopher Wray, Eylül ayında Senato İç Güvenlik Komisyonu’ndaki oturumda, tehlike potansiyeli için, "Tahmini zor" demişti. Ülke çapında şehirleri saran protestolara atıfta bulunan Wray, "Elbette, karışıklık ve uyumsuzluk ekme çabası var ve ülke çapında gördüğümüz gibi anlaşmazlık ve kargaşa tehlikeli, şiddetli suç faaliyetlerine yol açabilir" ifadelerini kullanmıştı.

VOA’in, Wray'in ifadesini ayrıntılandırması için temasa geçtiği bir başka FBI yetkilisi, kapsamlı olarak nitelendirdiği 2020 hazırlıklarının ülkenin mevcut iklimini hesaba kattığını söyledi. Yetkili, “Federal, eyalet ve yerel ortaklarımızla yakın bir şekilde çalışıyoruz, böylece seçimin güvenliğini sağlamaya dahil olan herkes, ortaya çıkabilecek herhangi bir ihlale zamanında yanıt vermek için gerekli bilgi ve kaynaklara sahip olacak" dedi.

Konunun hassasiyeti nedeniyle isminin açıklanmaması koşuluyla konuşan bir başka ABD'li yetkili de seçimlerin fiziksel güvenliğinin her zaman endişe verici olmakla birlikte, bu yıl seçim günü öncesinde, sırasında ve sonrasında olası şiddet olaylarına çok daha fazla odaklanıldığını söyledi.

FBI desteği

Eyalet yetkilileri bazı durumlarda FBI'ın özellikle etkin davrandığını, siyasi ve sosyal gerilimin artması olasılığının güçlenmesi endişesiyle kendilerine ulaştığını söylüyorlar.

Louisiana Eyaleti Genel Sekreteri Cumhuriyetçi Kyle Ardoin, 13 Ekim’de gazetecilere yaptığı açıklamada, "FBI, seçim günü sandık bölgelerinde ve hatta erken oylama sırasında olası sorunları ele almak için, eyalet çapında bir toplantı istedi" dedi.

New Mexico Eyaleti Genel Sekreteri Demokrat Maggie Toulouse Oliver da "Seçim bölgelerimizdeki seçmenleri sindirilmekten korumak için FBI ile ortaklık yapıyoruz" açıklamasında bulundu.

Ulusal Eyalet Genel Sekreterleri Birliği Başkanı olarak görev yapan Toulouse Oliver, "Gözdağı ve sindirme gibi şeyler bu yıl bir şekilde ön plana çıkıyor. Seçim tüzüğünün bütünüyle uygulandığından ve korunduğundan emin olmak için çalışıyoruz ve FBI etkin bir ortak oldu" ifadelerini kullandı.

Ohio ve New Jersey'den yetkililer de, güvenlik endişeleri konusunda FBI ve İç Güvenlik Bakanlığı ile birlikte çalıştıklarını bildirdi.

Ulusal Muhafızlar'ın konuşlandırılması

Her türlü müdahaleye uyan tek bir çözüm olmadığından, herhangi bir potansiyel şiddetle başa çıkma planları yalnızca eyaletten eyalete değil, bir yargı bölgesinden diğerine de farklılık gösterir.

Bazı eyaletlerde bu, Ulusal Muhafızlar’a başvurmak anlamına gelebilir.

Ulusal Muhafız Bürosu sözcüsü, Astsubay Başçavuş W. Michael Houk, VOA’e e-posta yoluyla yaptığı açıklamada, "Her eyalet farklıdır ve Ulusal Muhafız kuvvetlerini seçimleri desteklemek için özel gereksinimlerine göre uyarlama avantajına sahiptir" dedi.

New Jersey gibi bazı eyaletlerde Ulusal Muhafız üyeleri, Temmuz ayındaki ön seçimlerde attıkları adımlara benzer biçimde, oy kullanılması sürecinde yerel seçim yetkililerini desteklemeleri için çoktan çağrıldı.

Ancak Houk, eyaletlerin Ulusal Muhafızlar’dan "oy sandıkları için fiziksel güvenlik ve vatandaşların güvenliği ile refahını korumak için diğer destekleyici faaliyetler sağlamasını" talep edebileceğini de söyledi.

Bu tür bir yardım almak, Eylül ayının ortalarında ülke çapında devam eden protestolarla mücadeleye yardımcı olmak için eyaletlere askeri polis birimleri sağlamak üzere kurulan Ulusal Muhafız Müdahale Görev Gücü sayesinde daha kolay olabilir.

Ulusal Muhafız yetkilileri, çağrılırsa, görev gücünün Arizona ve Alabama'dan herhangi bir potansiyel sıcak noktaya 600 kadar muhafız gönderebileceğini açıkladı.

Diğer güvenlik önlemleri

Bazı uzmanlar, daha fazla güvenlik personeli getirmenin yeterli olmayabileceğini iddia ediyor.

Özel güvenlik firması Blue Glacier'ın müdürü olan eski askeri istihbarat subayı K. Campbell, "Oy kullanma yerlerinde ve protesto mekanlarında ve çevresinde yüksek teknolojili, düşük teknolojili ve teknolojisiz kaynakların gözle görülür bir karışımı olmalıdır" dedi.

"Yüksek teknoloji, kötü niyetli kişileri caydırabilecek kameralar ve diğer sensörler içerir" diye konuşan Campbell, şiddet olaylarının parçası olmak isteyen herkesi yavaşlatan yüksek çitler veya engellerin de kullanılabileceğini belirtti.

Campbell, hangi tehditlerin gizlendiğini anlamak için ne kadar çok eyalet şimdiden harekete geçerse, durumlarının o kadar iyi olacağını kaydetti.

Eski askeri istihbarat subayı, "Yasal gözetleme ve açık kaynak istihbaratı gibi istihbarat yöntemleri, muhtemelen seçim sırasında ve sonrasında en önemli güvenlik önlemi olacaktır" ifadelerini kullandı.

Bu güvenlik önlemlerini almak gerekli olabilirken, bazı eyalet yetkilileri 3 Kasım'da ve takip eden günler ve haftalarda barışı korumanın anahtarının, seçim sonuçları hakkında Amerikan halkıyla iletişim kurma ihtiyacı olacağını söylüyor. Zira sonuçlar, rekor sayıda postayla gönderilen oy pusulası nedeniyle muhtemelen ertelenebilir. Üstelik posta yoluyla kullanılan oyların bazıları seçim gününe kadar gönderilemeyebilir.

West Virginia Eyalet Genel Sekreteri Andrew "Mac" Warner, "Sorun şu ki, yetkililer süreci takip etmediğinde ve basın mensuplarına açık davranmadığında halkın güvenini kaybeder. İşte o zaman şiddet veya herhangi bir olayın yaşanma olasılığı ciddi şekilde artar" dedi.

Bunu Sosyal Medyada Paylaş :

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.